Arabesk Radyo

arabesk radyo ”

Çok Sevmek.. (Makale)

9 Mayıs 2019 | Yazar: kaptan | Henüz yorum yapılmamış | Görüntülenme

Bir şehirde yaşayan biri kız bir erkek iki üniversite öğrencisi vardır. İkiside eğitimlerini bir akrabalarının yanında kalarak sürdürmektedir. Bir gün bir yerde yolları kesişir ve birbirlerini görürler. Farkında olmasalarda elektrik alma denen o meşhur deyim gerçekleşmiştir. İkisi de evlerinden çok uzak bu yer bunları oraya çeker. Hiç işleri olmamasına rağmen ertesi günü yine aynı yere giderler. Sadece birbirlerini görüp oradan ayrılırlar. O sevgi sihiri ikisinide öyle avuç içerisine almış ki.. Sırf birbirlerini görebilmek için erkenden çıkıp görüşüp okullarına gitmeye başlarlar. Oğlan Tıp kız ise mimarlıkta okumaktadır. Zaman geçer. Okullar biter. Erkek bir devlet hastanesine atanır. Kız ise bir şirkette mimar olarak çalışmaya başlar. Evlenirler. Birbirlerini çok sevmektedirler. İşleri gereği bazen birbirlerini az görmektedirler. Olsun ama yinede çok mutludurlar. Hangisi eve geç gelecekse önceden eve gelen eşine sürprizler yapar. İlk eve gelen eş, evlerinin kapısını açıp girince , kapıyı kapatırken bakar kapının arkasına yapıştırılmış bir not. Mutfak masası üzerine bak. Oraya gider.

Notu okur. Yatak odası şifonyer üzerine bak. Gider oraya bakar oradada bir not. Üzerinde seni çok seviyorum yazan bir kutu. İçini açar bakar. Mutlaka eşinin çok hoşlanacağı bir hediye vardır. Çikolata , gül ve diğer hoşlandıkları Bu sürprizi her iki eşde birbilerine takdim ederler. Birbirlerine seni ölesiye seviyorum diye çok sevdiklerini söylerler. Bu arada zaman geçmiş. Sevgilerinin meyveleri bir yavrularının olmasını isterler. Ama olmaz. Ne kadar tedavi ve her türlü yolu deneseler de yaradan onlara çocuk sahibi olmayı kısmet etmez. Olsun biz böylede mutluyuz. Gerekirse yurtlardan bir çocuk alırız diye düşünürler. Artık tecrübe sahibi olmuşlardır. Her ikiside önceki çalıştıkları işlerinden ayrılıp , kendi işlerini yapmaya başlarlar. Adam muayenehane kadın mimarlık bürosu açar.Böylece daha az çalışıp çok daha fazla para kazanırlar. Öyleki bir müddet sonra artık maddi problemleri kalmamış ve birbirlerine daha fazla zaman ayırır hale gelmişlerdir. Bir gün sahilde yıkık bir ev görürler. Üzerinde satılık levhası yazmaktadır. Kadın eşine bu evi alalım. Yıkıp yerine ben güzel bir proje çizerim. Buraya geniş teraslı ve martılarla kahvaltı yapabileceğimiz bir ev yaparız. Eşi de çok şükür durumumuz iyi. Sen bir şey istersinde ben yapmazmıyım diyerek eşini onore eder. Bir müddet sonra kadın projeyi hazırlayıp eşine sunar. Evimiz böyle olacak der. Eşi projeyi alır.

Ancak üzerinde bir durgunluk vardır. Şu anda alamayız çok
para istiyorlar diye cevap verir. Oysa bu bir bahanedir. Kadın eşinin kendinden soğuduğunu hisseder. Gizlice takip eder. Eski çalıştığı hastanedeki bir bayan doktorla beraber olduğunu görür. Eve gelince , eşine doğru söylemeni istiyorum. Artık beni sevmiyormusun. Seni biriyle gördüm der. Adamda sana yalan söyleyecek değilim. Kırk yaş sonrası bir sendrom. Senden artık hoşlanmadığımı anladım der. Kadın ; yaptığına inanamıyorum , ama ne yapalım o zaman mademki artık beni sevmiyorsun , ayrılalım der. Adam kabul eder ve ayrılırlar. Fakat kadın buna bir anlam veremez. Biz birbirimizi ölecek kadar çok seviyorduk. Hatta ben onu yine o derece seviyorum diyerek kendi kendine iç çekerek ne oldu bize diye hayıflanır.

Kısa zaman sonra kadının kapısının zili çalar. Kapıyı açınca karşısındaki kişi , ayrılmalarına neden olan kadındır. Kapıyı yüzüne kapatmak ister. Ama kadın mutlaka kendisini dinlemesini ister. Kadın başlar anlatmaya. Eşiniz benim hastanede çalışırken hocamdı. Bize kardeşim diye hitap ederdi. O benim çok sevdiğim abilerinden biriydi. Biz senin bildiğin anlamda beraber değiliz. Çaresiz bir hastalığa yakalanmış. Seni kendinden soğutmak için böyle bir plan yapmış. Bende kabul etmek zorunda kaldım . Şimdi ise maalesef kendisini kaybettik der ve elindeki minik kutuyu takdim ederek bunu eşiniz size vermemi istedi der. Kadın kutuyu açar. Bir not. Biz birbirimizi ölecek kadar çok seviyoruz. Ama bundan sonra benim için yaşamanı istiyorum. Kutu içindeki anahtar senin projene göre yaptırdığım istediğin evin anahtarı. Bundan sonra geniş terasında martılarla kahvaltı yaparken benim de yanında olduğunu unutma. Ben hep senin yanında seninle beraber olacağım demektedir. Kadın ve eşinin bayan arkadaşı , birbirlerine sarılarak ağlarlar. Kadın ,eşinin kendisini severek ahirete göçse bile ruhunun kendisi ile beraber olduğu bilinci içinde kalan ömrünü yaşamaya devam eder. Aslında herşeyin fazlası iyi değil denir. Ama bence aşk istisna. Öyle değilmi?

Saygılar sunuyorum.

Hayal FM Makale yazarı: Erden Kaya

Radyo Yönetimi olarak Teşekkür ediyoruz birbirinden güzel makaleleri için.

Benzer Yazılar

19 Mayıs, Türk Milleti’nin bağımsızlık ve özgürlük umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı ve aydınlık bir geleceğe olan inancın kuvvetlendiği günün adıdır. Nice Yüzyıllara 🇹🇷 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun..🇹🇷...
dostluk
Bu kelimenin duyulması bile sanki insana huzur veriyor değilmi? Asıl anlamı ise insanın çekinmeden sırtını dayanabileceği , sevincini ve üzüntüsünü paylaşabileceği yani kardeşdende öte , yedikleri içtikleri bir ömür boyu ayrı gitmeyen insanın canı ciğeridir. Dostluğun karakterle direk bağı vardır. Sağlam...
arabesk
Arabesk müzik ülkemizde en çok dinlenen müzik tarzlarından bir tanesidir. Aynı zamanda ülkemize özgü olan bir müzik türüdür. Arabesk müzik genel olarak yavaş tempoda ilerlerken, aşk keder, dert gibi konuları işlemektedir. Arabesk müziğin dinleyici kitlesi de oldukça büyük olduğu için arabesk müzik yayını sa...

Yorumlar